33 yaşındayım.
Hiç futbol oynamadım.
Mahalle maçına bile katılmadım.
Halı saha maçı bile izlemedim.
Hasan Şaş, İlhan Mansız gibi bir kaç Türk futbolcu biliyorum.
Ronaldo benim için şampuan reklamı mesela.
işte bu kadar içinde olmadığın bir alan futbol.
Buna rağmen dün rüyam da futbol oynuyordum, çalım (bildiğim tek tük terminolojik kelime)
atıyordum.
Tam sağ ayağımı gerdim topa vurdum ve büyük bir acıya uykumdan uyandım.
Duvara tekme atmışım, uykumda.
Ayak baş parmağım kırıldı sandım.
Korkunç bir acı.
Yataktan sürünerek buzdolabına gittim.
O kadar canım acıyordu ki buz arayacak kadar dayanamadım.
Buzdolabı poşetiyle donmuş bir tavuğu aldım ve parmağımın üstüne koydum.
Hayali bir ‘cos’ sesi geldi.
Ağrı keskinleşti.
Sanki tüm vücuduma kan ayak baş parmağımdan pompalanıyordu.
Buzlara ulaştım.
Alıp yatağa geri geçtim.
Sabahın 06:19un da uyanmak için mükemmel bir seçimdi.
Parmağım yanmaya başladı.
Bu sefer buz derimi yakıyordu.
Buzu kaldırınca alev alıyor, buzu koyunca soğuk yakıyordu.
Buzu pikeye sıkıştırıp koydum.
Değişen bişey olmadı.
Davul gibi şişti.
Kızardı.
En sonunda da morardı.
Morarmış, kan tutmuş parmağıma bakarken,
Messi’nin bile futbol kariyerin de böyle bir ayak baş parmağı yokken benim 0 kilometre futbol
bilgimle yattağım yerden 33 yaşında, bu futbol duayeni baş parmağa sahip olmamın
saçmalığını düşündüm.
Daha da kötüsü gol oldu mu ? Onu da göremedim.