Şikâyetler ve Hoşnutsuzluklar Listesi

  1. Snickers’ın ambalaj tasarımının eskiye göre “karakterini kaybetmiş” olması.
  2. Sağ Twix ile sol Twix arasında hissedilir bir kalite farkı bulunması.
  3. Ağva sahilindeki kumların başka sahillere göre gereğinden koyu görünmesi.
  4. İç çamaşırlarında lastik kalitesinin son beş yılda ciddi biçimde düşmesi.
  5. Kahvecilerde küçük boy kahvenin “küçük”, orta boyun ise “gereksiz büyük” olması.
  6. Garsonun siparişi alırken göz teması kurmaması ama hesabı getirirken fazlasıyla göz teması kurması.
  7. Türk kahvesinin yanında verilen suyun kahveden önce mi sonra mı içilmesi gerektiği konusunda toplumun ortak bir karara varamamış olması.
  8. Bazı mekânlarda peçetelerin gereğinden kalın olması.
  9. Kadıköy’de insanların fazla hızlı, Beşiktaş’ta ise gereğinden yavaş yürümesi.
  10. Market poşetlerinin artık “eskisi kadar poşet gibi hissettirmemesi.”
  11. Asansör kapısının düğmeye ikinci kez basınca daha hızlı kapanmaması.
  12. Buzdolabından yeni çıkan suyun “fazla soğuk”, oda sıcaklığındaki suyun ise “su gibi olmaması.”
  13. Bazı insanların çayı fazla açık içmesi ve bunun toplumsal olarak normal karşılanması.
  14. Hamburgerlerin fotoğrafta dik durup gerçekte yana doğru çökmesi.
  15. Çorapların yıkandıktan sonra neden teklerinin kaybolduğu ve bunun bilimsel olarak yeterince araştırılmaması.
  16. Telefon şarj kablolarının yatakta kullanmak için tam olarak 17 santimetre kısa olması.
  17. Sinemada filmin başlamasından önce gösterilen reklamların filmden bağımsız şekilde kendi dramaturjik sorunlarının bulunması.
  18. Restoranlarda “az acılı” denilen yemeğin ya hiç acı olmaması ya da insanın soy ağacını sorgulatacak kadar acı olması.
  19. Bir mekânın müziğinin konuşmayı bastıracak kadar yüksek, dans etmeye yetmeyecek kadar düşük olması.
  20. AVM yürüyen merdivenlerinde yan yana duran çiftlerin şehir planlamasına verdiği zarar.
  21. Bazı mekânların çatal ve bıçaklarının elde “kurumsal” hissettirmemesi.
  22. Otel yastıklarının ya aşırı yumuşak ya da betonarme olması.
  23. Restoran menülerinde fotoğrafı olmayan yemeklerin gereksiz risk taşıması.
  24. İnsanların “farketmez” deyip sonra seçilen her şeye itiraz etmesi.
  25. Çayı karıştırdıktan sonra kaşığın tabağa bırakıldığında çıkardığı sesin mekânın kalitesiyle doğrudan ilişkili olması.
  26. Yeni alınan ayakkabının ilk gün rahatmış gibi davranıp üçüncü gün gerçek yüzünü göstermesi.
  27. Bazı insanların yürürken aniden durmasının trafik suçları kapsamına alınmaması.
  28. Dondurmanın külahın sonuna kadar eşit dağılmaması.
  29. “Sessiz mekân” diye gidilen yerlerde mutlaka çok yüksek sesle konuşan dört kişilik bir grubun bulunması.
  30. Bazı otoparkların çıkış tabelalarının ancak çıkışı kaçırdıktan sonra görünür hâle gelmesi.
  31. İnsanların “iki dakika” deyip en az on yedi dakika gecikmesi.
  32. Bir ürünün “yeni ambalaj, aynı lezzet” yazdığı anda aynı lezzet olmaktan çıkması.
  33. Diş macunu tüpünün son yüzde 8’inin insan onuruna yakışmayacak yöntemlerle çıkarılmak zorunda kalınması.
  34. Klima kumandalarında 23 derece ile 24 derece arasında metafizik bir fark bulunması.
  35. Çayın son yudumunun neden hep diğer yudumlardan daha kötü olması.
  36. Berk’in şikâyet ettiği şeylerin kimse tarafından Berk kadar ciddiye alınmaması.
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecekler

İYİ BAYRAMLAR

BÖLÜM 2: KIRŞEHİR Gökhan Kırşehir de yaşıyor. Neden orada olduğunu kardeşi İbrahim bile bilmiyor. Gökhan bile bilmiyor. A1…

Dürtüler ve Sanrılar

Size dürtülerin zihni ele geçirdiği, çok basit ve kısa bir hikaye anlatacağım. İyi okumalar. “Ozan ben aşık oldum.”…

Ota Konmamış Aşk

“Ben seni üzerim kızım, bak anlamıyorsun.” dedi şişme yelekli esmer çocuk. Laktoza inanmayan biri olarak laktozsuz söylediğim lattemi…

KAN ÜSTÜNE KAN

Erhan’la buluştuk geçen gün. Yazılarımı okuyormuş. Küçük, minik ve pozitif bir eleştiride bulundu. “ÇOK KİTAP OKUMAN LAZIM EDEBİ…

İYİ BAYRAMLAR

BÖLÜM 1: ANKARA Sanki hiç yoğun bir insan değilmişim gibi, durduğum yerde, hiçbir sebep yokken “Alperen bayramda buraya…

Sünnet

Size yine güleceğiniz bir büyük travmamı anlatacağım. Aradan 28 sene geçmesine rağmen bu travmanın içinde çözümleyemediğim bazı noktalar…